Gelenekle Gelecege

Yöreye ve Kente…


Tam 24 yıldır dağ yöremizin ve kentimizin kültürü için mücadele etmiş bir dernek şimdi çeyrek asra hazırlanıyor.

Dağ-Der henüz 24 yaşında genç bir delikanlı ama bir o kadar da olgun ve hizmet yüklü.

Dağ-Der önümüzdeki sene 25. kuruluş yılını kutlayacak.

Kurulduğu tarihten bu yana işbaşına gelmiş tüm yönetimler bölge ve şehir kültürüne katkı sunabilmek için çeyrek asırdır hizmet etmişler.

Dağ-Der’i bu açıdan sıradan bir hemşehri topluluğu olarak göremeyiz. Ona bir hemşehri derneği olarak bakılması da kabul edilebilir bir durum değildir.

Peki sadece yörenin kültürü ile mi ilgileniyor bu dernek?

Asla.

Bir yandan bu şehrin var olan kültürel zenginliklerine sahip çıkılırken, diğer yandan da dağ yöresi insanına sosyo-ekonomik gelişmişlik katmanın da mücadelesi veriliyor.

Bugün kamu yararına çalışan bir dernek statüsü kazanmamış olsa da, Dağ-Der gerçekten kamunun çıkarları için çalışmalar yürüten bir  sivil toplum örgütüdür.

Zira, geri kalmış, geri bırakılmış ve mensubu olduğu kentin kalkınmışlığıyla eşdeğer bir gelişmişlik gösterememiş bir bölgeyi temsil ediyor.

İlgi alanındaki coğrafi büyüklük, bu kentin topraklarının yüzde 20′sine denk geliyor.

Coğrafi büyüklük olarak baktığımızda, Dağ-Der’in hedef kitlesini Bursa’daki her beş kişiden biri oluşturuyor.

Dolayısıyla böyle bir oluşumun kamu yararına çalışan dernekler dışında bırakılması da düşünülemez.

Bugün, Dağ-Der’in ulaştığı noktanın, kurucularının hayallerinin üstüne çıktığını söylemek yanlış bir tespit olmaz.

Zira, hem yöre kültürünü ayakta tutacak hem 2,5 milyon nüfuslu kentin bütün kültürel etkinliklerinde ön sıralara itilecek hem bölgenin geri kalmışlığının giderilmesi üzerine kafa yoracak hem de eğitime küçümsenmeyecek ölçüde katkı sunacaksınız.

Bütün bunları Dağ-Der’in gelmiş geçmiş ve halen işbaşında bulunan özverili kadrolarının yaptığını söyleyebiliriz.

Hepsine yöre ve kent olarak bir şükran borcumuz var.

Bugün, kente bir kültür merkezi kazandırmanın mücadelesini veren Dağ-Der’in bu gayreti takdire şayan bir durumdur.

Tahtakale’de bölge envanterine katılacak ve kentin kültürel yaşamında ayrı bir yere sahip olacak Dağ-Der Kültür Merkezi artık gün sayıyor.

Çok değil, yeni yılın ilk aylarında Bursa’nın bambaşka bir kültür merkezi olacak.

Yöremiz minik ama bir o kadar da büyük bir müzeye kavuşacak. Orada hepimiz bölge yaşamından eserler bulacağız.

Kültür merkezimiz devreye girdiğinde Dağ-Der aynı zamanda çok fonksiyonlu bir Genel Merkez’e de kavuşmuş olacak.

Geleneksel giyim, kuşam,el sanatları, müzik ve folklor kültürümüzü de yaşatacağız, yemek kültürümüzü yabancı konuklarımıza tattıracağız, aynı zamanda kurumsal bir kimlik kazanacağız.

Bütün bunlar için artık geri sayım başlamıştır.

DKM’nin bitmesini hepimiz sabırsızlıkla bekliyoruz.

Bunları yaparken elbette yöremizin geleceği, umudu olan gençlerimize dönük çalışmaları da es geçemeyiz.

Genel Başkanımızın ve Yönetim Kurulumuzun büyük gayretleriyle yöreden yükseköğrenim görmek için çabalayan gençlerimize harçlık katkısı da sürmektedir.

Yeni dönemde, inşaatı devam eden DKM’ye rağmen bölge çocuklarımıza sağlanan burs desteğinden vazgeçilmemiştir.

Bugün bir yandan büyük bir kültür merkezi yapıp, diğer yandan 200 civarındaki öğrenciye burs sağlayan bir  derneğe sahip olduğumuzu da unutmayalım.

Bu vesileyle burslarıyla çocuklarımıza sahip çıkan hemşehrilerimize de teşekkür ediyoruz.

Dağ-Der, bölgenin geleceği olan ÜNİDAĞ’lı çocuklarımıza büyük umutlar bağlamaktadır.

Onlar destek olmak, eğitimlerini tamamlamaya ve iş hayatına atılmalarına karınca kararınca katkıda bulunmak hepimizin görevi olmalıdır.

Çünkü gelecekte onlar bölgeye sahip çıkacaklardır.


Bu Haberlerede Gözatın