ORHANELİ

Tarihi

Orhaneli ilçe merkezi; kuzeyinde Nilüfer ve Osmangazi, güneyinde Büyükorhan, Harmancık, batısında M. Kemalpaşa, doğusunda Keles ilçeleriyle sınırlıdır. Bursa’ya 70 km. uzaklıktadır. Denizden yüksekliği 500 m. dir.

Orhaneli İlçenin eski adı olan Adranos, burasını avlak olarak kullanan Roma İmparatoru Hadrianus 117-138’un adından gelir. Doğu Roma (Bizans) döneminde psikoposluk merkezi olan Orhaneli, 1325’de Orhan Bey’in emri ile Turgut Alp (Turvud, Turud, Durgut, Durud) tarafından Osmanlı Beyliği’ne katılmıştır. İlce merkezindeki Durdu Bey camisinin adı buradan gelir.

1335 tarihinden itibaren Sultan unvanını kullanmaya başlayan Orhan Bey; Beyliğinde daha önce olmayan Devlet Kurumlarını ilk defa Adranos mıntıkasında uygulamaya başladı.

Adranos’un , fethinden 1500’lü yıllara kadar nahiye durumunda olduğu görülürken, 1530’lu yıllarda Kanuni döneminde kaza yapıldığı, fakat 4.Murat zamanında 1629 yılına kadar tekrar nahiye konumuna dönüştüğü görülmektedir.1646 yılında Sultan İbrahim döneminden itibaren 1877 II.Abdülhamit dönemine kadar kaza durumundadır. Bu yılda tekrar nahiye yapılan Adranos yine II.Abdülhamit döneminde 1882 de kaza statüsüne kavuşmuş ve bu durumunu kaza ve ilçe olarak günümüze kadar sürdürmüştür.

Kazanın tapu kayıtlarında şimdi bile Orhan Bey’in mülkü olan köyler vardır, İlbese (Süleyman Bey, Baş, Orta, Koçu) ve Danişmend-i Atik (Eski Danişment) gibi. Orhan Bey’den mülk olarak aldığı Cebel (Dağ) mıntıkasını vakıf yapan 1. Murad’ın vakfına yerli halk hâlâ vakıf kelimesinden bozma “makıf” der. Bu arazi, şimdiki Keles (Keles-i Cedid, Kilise-i Cedid, Cebel-i Cedid) ilcesi, şimdiki OsmanGazi’ye bağlı Soğukpınar beldesi ile Orhaneli çayının kuzeyinde kalan bütün arazidir, buraya eskiden Cebel nahiyesi denirdi.

Yerli Rum ağzında bozularak “Adranos” ve Türkmen ağzı ile “Adırnaz” adlarıyla bilinen ilçenin merkezi Beyce kasabasıdır. Eski Yunan’ın meşhur hatibi Aristides, buralıdır. 1325’ten 1911’de Hüdavendigar Eyalet Meclisi adını Orhan İli olarak değiştirinceye değin ilçenin (kaza) adı “Adranos” idi. 1934 yılında TBMM kararı ile Beyce kasabasının adı da ilçenin adı da Orhaneli yapılmıştır.

Genel kanıya göre 1325 yılında, Orhan Gazi zamanında, onun buyruğuyla soylulardan Turgud Alp Turgud Bey (ya da yanlış imla ile Turvud, Turud, ayrıca bu yanlış imla yüzünden yerli halk “Turdı”, “Turdu”, “Durdu” Bey sanmıştır.) kumandasındaki ordu tarafından alındı. İbn-i Kemal’in yazdığına göre Adranos Kalesi’ne gelindiğinde kale boştu, Tekfur ile halk dağlara kaçmışlardı, ordu onları takiple bulmuş, halk teslim olmuş ama tekfur kendini Alita Dağı’ndan aşağıya ırmağa doğru kayalıklara atarak intihar etmiştir. Daha sonra Orhan Bey’in buyruğu ulaşımı zor olan bir yer olduğu, yeniden buraya sığınan düşmanın başa bela olacağı sebebi ile kale ile çevresindeki surlar yıkılmıştır.

1869 ile 1881 arasında Adranos Kazası Cebel (Keles) nahiyesi ile birlikte, Bursa ya Sancağı merkez kazaya bağlı nahiye yapıldı, Harmancık Nahiyesi 1869-1870’de 1 yıl için kaza yapıldı ama Adranos nahiyesi Bursa’ya bağlandı, 1871-1881 arasında Harmancık ve Gökçedağ nahiyeleri Kite(Karacabey) Kazası’na bağlı kaldı, 1882’de yeniden eski idari sisteme dönülüp, Adranos yeniden kaza yapıldı, Cebel (Keles), Harmancık, Gökçedağ nahiyeleri Adranos Kazası’na bağlandı. 8 Temmuz 1920’de Yunan işgaline uğramış ve 9 Eylül 1922’de işgalden kurtulmuştur.