ANASAYFA | HABERLER | TOPLANTILAR | AİDATLAR | KURUMSAL | İLETİŞİM
Erkan Aydın
Toplumsal Dayanışma
Sefer Göltekin
Ahmet Emin Yılmaz İle Söyleşi
Fahrettin Beşli
Dağ Yöresi Köy Hayırları
Aziz Elbas
Keşiş Dağının Ardına
Raif Kaplanoğlu
Dağlılar Uyanıyor



Dağlılar Uyanıyor

Raif Kaplanoğlu

Dağ köylerinden Bursa’ya yerleşenler göçmenler gittikçe artıyor. Diğer yandan da Bursa’daki Dağlılar, köylerine geri gidiyor, hizmet için... Çocukluk yıllarında yaşadıkları o köy yaşamlarını yaşamak, kültürlerinin sürdürmek için. Dağ köylüsü, köyleri için çırpınıyor. Yılda ancak birkaç kez gidebildikleri köylerini için dernek kurup, şenlikler düzenliyor. Dağlılar, köylerini yeniden keşfediyor, Dağlılar uyanıyor!.. 

Uludağ köylerinde uzun yıllar araştırma yapan A.R.Yalgın kitabında şu tespiti yapıyor: “Bu dağlardaki Türkmenlere Bursalılar “Dağlı” derler, çok saf göründükleri, yani “şeytanlaşmamış” bu adamlarla zaman zaman da eğlenirler. Dağlı Adırnazlılar çok saftır ama, onların bu saflıkları budalalık demek değildir. Şakacıkları, geniş yürekli oluşları, her şeye soğukkanlılık göstererek gülerek savuşturmaları, kendilerinin çok zeki olduklarının kanıtıdır.”

Antikacı-etnograf dostum Şinasi Çelikkol’un dükkanına her gün 7-8 Dağlı gelir, yaptığı el-işi ürünleri satmak için. İlk kez dükkanına gelen Dağlı’ları hemen konuşmalarından tanır: “Sen Kocakovacık’tan mısın?”

İlkinde olmasa bile, ikinci veya üçüncü köyde mutlaka Dağlı’nın köyünü söyler. İlk zamanlar çok şaşırırdık bu duruma... Ancak zaman içinde neredeyse ben bile köylüleri ayırır duruma geldim... Çünkü Uludağ’daki her köy neredeyse farklı bir kültür oluşturmuş... Bursa’mızın kültür zenginliği bu. Her köyün ağızları, tavırları farklı... Bazı kelimeleri ise çok farklı söylüyorlar, sanki farklı bir dil gibi... Örneğin Sorgunlular abiye de “ava”, çağırmaya “ünleyiver” derler. Kocakovacık’ta çalılığa “kofalık”, acele etmeye ise “alatlama” derler. Taşpınar köyünde biri taş atığı zaman, “kim dıbışladı” derler...

Son 30-40 yıldır, tüm ülkemiz büyük bir kültürel değişim yaşamaktadır. Türkiye adeta bir kültürel şok içindedir. Hayatın her alanındaki yaşam biçimi son yıllarda değişti, değişiyor. Bu değişimin en yavaş olduğu yer, elbette ki Uludağ köyleridir. Aslında bazıları için bu yavaş değişim olumsuzluk olarak görülse de, bence hiç de öyle olmamıştır. Çünkü bugün Bursa’ya ait kültürel kalıtların neredeyse tümünü ancak bu dağ köylerinde bulabiliyoruz. Şehir merkezinde ise artık her şey tek düze, tek kültür olmuş. Bu nedenle Bursa için Uludağ köyleri çok önemlidir. Bursa’nın kültürünü saklayan bir hazinedir çünkü...

Bursa’daki şarkıları, türküleri veya gelenekleri araştırdığımızda, bunların neredeyse tümünün kökeni Uludağ’da yaşayan köyler olduğunu görürsünüz. Son 20-30 yıla kadar da özenle korunmuş bu kültürel değerler, günümüzde artık evrensel kültürün çarkları arasında yok olmak üzeredir. Bu bir kültürel asimilasyondan başka bir şey değil aslında. Günümüzde artık dağ köylerinde o eski düğünler yok. Köylüler de artık kendi ürettiği tezgahlardaki giysileri değil, fabrikalarda üretilen giysileri giyiyor.

Ülkemizde yaşadığımız bu kültürel değişmeyi engelleyemeyiz. Ama hiç değilse, yok olmakta olan bu kültürel değerleri tespit edip, koruyabiliriz. Bunu da ancak önümüzdeki 10-20 yıl içinde yapabiliriz. Çünkü kısa bir süre sonra Uludağ köylerinde de ne mani okuyan kızlar, ne de masal anlatan nineler kalacak.

Son yıllarda kurulan Dağ-der, Uludağ köylerinin kültürel dokusunu koruması için çaba gösteren en önemli kurum. Üç yıl önce kurulan bu dernek, Dağlıların uyanması için büyük bir atılım içine girdi. Son yıllarda Dağlılar, köylerini yeniden keşfetmeye başladı... Dağlılar, uzun yıllar önce göçüp geldikleri köyleri için birşeyler yapılması gerektiğini düşünüyor. Dağlılar köylerine, hizmet için geri dönüyor...

 

Dağlılar, Bursa’nın dört köşesine mühürlerini vurdular

Uludağ’ın güneyinde yaşayan tüm köyler, Oğuz boylarından bölünerek kurulmuş Türkmen obalarıdır. Uludağ’da yaşayan Dağlılar, daha 15. yüzyıldan itibaren Bursa’ya indiler, kenti oldular. Yani “manav”laştılar. Aslında manav, göçebe Yörüklerin yerleşmiş Türkmenleri küçümsemek amacıyla taktıkları bir addır.

Dağlıların 15. yüzyıldan itibaren Bursa merkeze yerleştiğini gösteren izlerini Bursa’nın dört bir yanında görebiliriz. Bursa’nın her köşesine damgasını vurmuşlar çünkü. Tarihi binalarında, kilim motiflerinde, ünlü hattatların hatları arasındaki süslerde, tarihsel yapıların plan ve motiflerinde Oğuz damgalarının bir kaçına rastlarsınız. Çini süslemelerde, ahşap yapılarda, mermer yazıtlarda, cami, han, hamam alemlerinde bolca görülür.

Örneğin Bayat damgası: Yıldırım Camii’nin dış revaklarının sağ ve sol Stalaktiklerindeki çini süslemelerde, Yeşil Camii’nin batı duvarında, Muradiye Camii’nin cümle kapısının sağa tarafında, Orhan Camii’nin duvar süslerinde, Zeyniler Camii’nin kıble duvarına kakılmış bir mermer üzerinde, Kavukluklarda, Yeşil Türbe’nin kapısında da kabartma olarak çizilmiş örnekler ile dokuma kumaşlarda bulunur.

 

Bur

/ Orhaneli Dağ yöresinin dört ilçesinden biri olan Orhaneli hakkında haber, fotoğraf, genel bilgiler...
/ Keles Dağ yöresinin dört ilçesinden biri olan Keles hakkında haber, fotoğraf, genel bilgiler ...
src=userfiles/image/buyukorhan.jpg Büyükorhan Dağ yöresinin dört ilçesinden biri olan Büyükorhan hakkında haber, fotoğraf, genel bilgiler...
src=userfiles/image/harmancik.jpg Harmancık Dağ yöresinin dört ilçesinden biri olan Harmancık hakkında haber, fotoğraf, genel bilgiler...
/ Foto Galeri İlçelerimizin fotoğraflarını bulabilirsiniz...
/ Video Galeri Tanıtm filmleri vs..
src=userfiles/image/basli.jpg Yayınlar Dergi ve kitaplar vs..
src=userfiles/image/turkuler.jpg Türkülerimiz.Yöremize ait ezgiler...
/ Etkinlik Takvimi Yaptığmız etkinlikler...
/ Ziyaretçi Defteri Bu bölüme Üyelerimiz yorumlarını bırakabiliriler...
   
   

Ziyaretçiler
Toplam: 35660